Pages

21 Şubat 2013 Perşembe

Kaynanamı siktim

ensest
ensest


Eşimle ilk tanıştığımız yıldı. Beni ailesiyle tanıştırmıştı. Anne babası 50'li yaşlara merdiven dayamışlardı. Gel zaman git zaman ziyaretler falan derken evin oğlu olmuştum. Karımla evde kimseler olmadığında anne babasının yatak odasında sevişiyorduk. Orada boşalırken hep kaynananım koca götünü hayal ediyordum. Hep altına tayt, dar pantolonlar, etekler giyerdi. Kısa boyluydu, ama çok güzel bir vücudu vardı kaynananım. Çıkkın güzel bir göt, ince bir bel, kocaman hafif sarkmış memeler, dolgun dudaklar. Otuz birlerimi süsler olmuştu. Fotoğraflarına bakar boşalırdım sık sık. Onun yatağından, onun kokusuyla, gözümün önüne güzel vücudu onu siktiğimi hayal eder boşalırdım eşimin üstüne, hatta bilerek yatağa da attırırdım. 


Eşimin babasının küçük bir şirketi vardı. Ben bilgisayar programlarından iyi anladığımdan kayıtlarlarda ve raporlama işlerinde yardımcı oluyordum. Çoğu zamanda evdeki bilgisayarı kullanıyorduk. 

O hafta yarım kalmış işleri toparlamak için, bir akşam üstü yine uğradım. Kapıyı kayınvaliden açtı ve içeri buyur etti beni. Üzerinde diz üstü bir etek ve siyah boğazlı dar ince bir kazak vardı. Üzerine bide kolye kondurmuştu. İnce çoraplarından bacağındaki damarlar belli oluyor, hafif buruşmuş diz kapakları görünüyordu. Saçlarını toplamış çokta güzel olmayan yüzü, boynu meydana çıkmış, dudakları koyu rujdan daha bir belirgin hale gelmişti. Hemen eline sarılıp öptüm. Birden burnuma eşimin amının kokusu geldi. Yok ya dedim kendi kendime. Yanaktan öpüştük. O kadar sıcaktı ki yüzü. Kulakları kızarmıştı. Anlamıştım. Kendiyle oynuyordu ve muhtemelen yarım kalmıştı. 

İçeri geçtim. Aklımda kendiyle oynadığı vardı hala ve şu anda en istekli halinde olmalıydı. Kafamda bu düşüncelerle bilgisayarın olduğu çalışma odasına geçtim. Ahmet Altan’ın bir kitabını okuyordu ve o kitabı iyi biliyordum. İçindeki sevişme sahnelerini anlatan yazılar beni çok tahrik etmişti. Oturduk biraz hoşbeş sohbet ettik. Havadan sudan konuştuk. Ben çalışmaya geçtim bilgisayar masasına. “Çay içer misin oğlum.” dedi. Bende “Zahmet olmazsa içerim anne” diye cevap verdim. Sürekli gözüm onu süzüyordu. Resmen ıslanmıştım ve ayağa kalkıp arkasını döndüğünde onun da ıslak olduğunu gördüm. Eteğinin arkası tam göt deliğinin denk geldiği yer ıslanmıştı. Bacak arasından süzülen ıslaklığı koklamak, akıttıklarını yalamak istedim. Kudurmuştum. 

Çay demleyip gelmişti. Karşı kanepeye oturdu. Başka bir kitap aldı. Gözlüklerini taktı. Sürekli yan gözle izliyordum onu. Başka bir kitap alıp okuyamaya koyuldu. Bir yandan ara ara konuşuyorduk. Öyle bir hava oluştu ki aramızda sanki iki birbirini isteyen ve kendilerine engel olan insan gibiydik. Gerildim. Aşırı tahrik olmuştum. Gözümü artık hafif sıyrılmış eteğinden görünen bacaklardan alamaz olmuştum. Düzgün oturamıyordu, zaten öyle adap bilen bir kadında değildi. Bacakları aralandı bir süre sonra çıldıracaktım. Dantelli olduğunu tahmin ettiğim beyaz bir kilot giymişti. 

Kalktı ve odanın tam karşısındaki banyo tuvalete girdi. Kapıyı kilitledi. Usulca kalktım ve anahtar deliğinde anahtar olmasına rağmen aradan görünen banyoya doğru baktım. Banyonun duvarına yaslanmış eteğini beline sıyırmış, bir elini dantelli kilodunun içine sokmuş, diğer eline göğsünü almış kendiyle oynuyordu. Küçük göbeğine ve bembeyaz uçları kocaman siyah göğüslerine bakıp dudaklarının aldığı o zevk kıvrımını izliyordum. Yavaşça sikimi çıkardım ve zaten kalkmış aletimi sıvazlamaya başladım. İhtiyar orospum boşalıyordu, dudaklarını ısırmıştı bağırmamak için ve ben patlamıştım. Sikimi pantolonunum içine zor yetiştirdim. O kadar yoğundu ki fışkırttıklarım pantolonumun önüne çıkmıştı izi. Gömleğimim pantolonumun üstüne indirdim ve masaya döndüm hemen. 

On dakika sonra çaylarla ve kek döndü. Al al yanakları ve o pekte güzel olmayan yüzü beni daha da tahrik ediyordu şimdi, sikmek istiyordum onu. Elindekileri masaya bıraktı. Eğildiğinde aşağıya sarkan göğüslerini düşledim. Güzel beni çıldırtan parfümünün kokusu doldurdu genzimi. 

Etrafımda böyle dolanması, onu kadınım gibi hissediyordum. Çayımı tazelemek için mutfağa gitti geldi. Tam çayımı masaya bırakıyordu ki nereden geldiğini anlamadığım bir cesaretle bileğini kavradım. Yüzüme baktı. Sanki yapma bende zor duruyor der gibiydi. Gözlerine bakarken “Fatma seni çok istiyorum” diye bildim. Kolunu çekmek istedi. Bunu yapacağını bildiğimden sıkıca kavramıştım bileğini. “Ne diyorsun sen? Beni ne zannediyorsun? Kızım kocası olacaksın böyle bir şeyi nasıl söylersin?” diye bağırıp çağırmaya başladı. Ümidimi yitiriyordum. Olmayacaktı galiba. “Fatma ben seni gördüm banyoda ve sana bakarak boşaldım. Hiç böyle yoğun ve güzel boşaldığımı hatırlamıyorum.” dedim. “Deli misin sen?” diye bağırıp çağırıyordu. İkimizde nefes nefeseydik heyecandan. “Dinle Fatma, geldiğimden beri, hatta ilk seni gördüğümden bu yana seni istiyorum ben. Lütfen hayatında tatmayacağın bir zevk vereceğim sana. Sende bana. Bu ilk ve son olacak” dedim. Beklemeden ayağa kalkıp başını ellerimin arasına aldım ve dudaklarını öpmeye başladım. 

Beni itmeye çalışıyordu ama bir süre sonra koy verdi kendini ve ağzındaki dilimi emmeye başladı. Ellerim artık vücudunun her yerinde geziniyordu. O da benim kalçalarımı avuçlamıştı. Gözlerimin içine baktı “Sik beni, yeter artık seni düşlemediğim gün yok” dedi. Bir çırpıda kazağını çıkardım üzerinden sütyenini ortadan ikiye ayırıp yırttım. Memelerini dişliyordum. İnliyordu ve beni delirtiyordu. Elini pantolonumdan içeri soktu sikimi tutmuştu. “Oooof muhteşem” dedi. Pantolonumu indirdim ve kafasını bastırdım aşağıya. Ne yapması gerektiğini biliyordu ve çok güzel yalıyordu. Sikim derisini parçalayacak kıvama gelmişti neredeyse. Eteğini beline sıyırdım ve kilodunun çıkardım. Kıllı ıslak amını, damarlı bacaklarını yalıyordum bu arada. Bembeyazdı süt gibi.Yere yatırdım sırt üstü ve bacaklarını açtım. Amı aynı karım olacak kadınınki gibiydi. Yalıyordum ve hiçte yabancı olmayan o am kokusu bulaşıyordu ağzıma yüzüme. Kafamı bastıyordu klitorisine “Hadi boşalt beni oğlum, geliyorum geliyorum” diye inleyerek ağzıma boşaldı. Tüm amının suyunu yaladım. 

Masanın üstündekileri yere yerlere attım ve onu ayağa kaldırıp yüzü koyun masaya koydum. Ufak tefek olduğundan çok rahat hareket ettiriyordum. Ellerini masanın ikiyi yanına tutturdum ve kabak gibi açılmış göt deliğini ve güzel amını bi de böyle yaladım. Bu pozisyonda amını sikecektim. Ama boyumuz uymuyordu. Kanepeden iki sert minder alıp ayaklarının altına koydum. Ayaklarını yaladım çıldırıyordu adeta. İyice domalttım ve bir hamlede sert şekilde amına girdim. “Allahıımmm. Sen nerelerdeydin daha önce? Sik beni daha sert sik. Ben daha önce hiç sikilmemişim.” diyordu. Şimdi kalçaları elimde, karşı dolabın aynasından tüm vücudu ve özellikle pozisyondan dolayı sarkmış güzel memeleri gözlerimde gidip geliyordum. Kalçalarına koyduğum şaplaklara iyice azdı ve “Aahhh ahhh, daha dibe en dibe vur, sik kaynananı” diye diye boşaldı ve “Güzel orospum, kaynanam benim.” diyerek anıra anıra bende içine patladım o an. Yıllanmış vücudu, dolgun hatları ve bu yaştaki bu isteği beni bitirmişti. Hiç böyle denli güzel bir şikiş yaşamamıştım. Hemen toparlanmaya başladık. “Hadi çabuk baban gelecek. Çık git lütfen.” diye yalvarıyordu. “Seni hep isteyeceğim” diye onu öpe koklaya ayrıldım oradan. 

Evime döndüğümde hala aklımdan çıkaramıyordum onu. Sonraki gün telefon ettim. “Yaptığımızın çok yanlış olduğunu” söyledi. Bende “Tamam sen bilirsin bi daha olmaz o zaman” dedim. Ama bunun üzerine her fırsatta onu kaç kere siktiğimi bilmiyorum. Ondan aldığım tiyolarla onun yaşlarında birkaç isterik arkadaşını daha defalarca tatmin ettim. Şarap kadınların verdiği hazzı hiçbir şey vermiyor. Şimdi iki karım var. Karım ve annesi. Karım annesiyle ne kadar iyi geçindiğimize seviniyor ve biz onunla gerçekten çok iyi geçiniyoruz.

15 yorum: